Gecikmiş dil, konuşmanın çocukta bir bilişsel ya da motor bozukluk olmaksızın gecikmesi durumudur. Gecikmiş dil, ifade edici dilde görülebileceği gibi alıcı ve ifade edici dilin her ikisinde de görülebilmektedir.

24 aylık bir çocuğun 50 kelimeden daha az sözcük dağarcığının olması ve iki sözcüklü dil kombinasyonlarının oluşmamış olması çocukta dil gecikmesi olduğunun başlıca göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Dil gecikmesi ebeveynlerin çocuklarının zamanla ‘konuşmalarının açılacağı’ düşüncesiyle gözden kaçabilen önemli bir handikaptır. İfade edici dil problemi olan bir çocuk niyetlerini ifade etmekte güçlük yaşayacağı için akran ilişkilerinde, oyun ve sosyal becerilerinde ve uygun davranış ediniminde handikaplar yaşayabilmektedir.  

Bu duruma ek olarak konuşma gecikmesi; özgül dil bozukluğu, otizm, öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, entellektüel yetersizlik ve diğer gelişimsel bozukluklarının öncül belirtilerinden biri olabilmektedir. Bu nedenle gecikmiş konuması olan bir çocuğun bir diğer bozukluğunun daha olmadığının belirlenmesi için detaylı bir değerlendirme sürecine girmesi önemlidir.

Gecikmiş Dil ve Konuşma Terapisinde Ne Yapılır?

Gecikmiş dil ve konuşma bozukluklarının terapisi sürecinde vakaya uygun farklı yaklaşımlar uygulanmaktadır. Seçilen terapi yöntemi klinisyen merkezli, çocuk merkezli ve karışık tipte olabilir. Hangi terapi yöntemi seçilirse seçilsin süreç çocuğun; fonolojik (seslerin üretimi ve kullanımı ve konuşma anlaşılırlığı), semantik (kelimelerin anlamlarını kavrama), morfolojik (eklerin kullanımı), sentaktik (uygun cümle yapısının oluşturulabilmesi) ve pragmatik (öğrenilen becerilerin bağlamında ve duruma uygun kullanımını) becerilerinde iyileşme hedeflemelidir. Bu hedeflere ek olarak çocuğun ortak ilgi, sıra alma ve oyun oynama becerilerinde de ilerlemeler hedeflenerek edindiği mevcut yapıları farklı ortam ve kişilerle de kullanması sağlanmaktadır.

Uygulanan Yöntemler:

  • Milleu Teaching
  • Hanen
  • Doğal Dil Yaklaşımı