Artikülasyon bozukluğu; seslerin yanlış üretilmesi durumudur. Çocuk /kapı/ yerine /tapı/; /ayakkabı/ yerine /ayabbadı/ diyebilir bu nedenle artikülasyon bozuklukları konuşma anlaşılırlığını olumsuz yönde etkileyen başlıca faktörlerdendir. Artikülasyon bozukluklarının nedenleri çok çeşitli olabilmektedir. Dudak dil ve diş gibi oral yapılardaki anomaliler; CP gibi motor bozuklukları; dudak damak yarıkları; İşitsel işlemleme güçlükleri; işitme engeli bu nedenler arasında sayılmakla birlikte hiçbir diğer hastalık ya da sendroma bağlı olmayan, yanlış öğrenme kaynaklı artikülasyon bozuklukları da bulunmaktadır.

Her çocuk konuşma ediniminin belirli evrelerinde artikülasyon bozuklukları yaşar ve bu doğal gelişimin bir parçasıdır. Ancak 2 yaşında bir çocuğun konuşma anlaşılırlığının %50, 3 yaşındaki bir çocuğun konuşma anlaşılırlığının %75 civarında olması beklenmektedir. Eğer 3 yaşındaki bir çocuğun ifadeleri yakınları ve diğerleri tarafından güçlükle anlaşılıyorsa çocukta gelişime bağlı olmayan bir artikülasyon bozukluğu olduğundan şüphelenilerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Burda ebeveyne düşen önemli bir görev konuşma seslerini yanlış kullanan ya da hiç kullanmayan çocuğu için zaman kaybetmeden bir uzmana başvurmasıdır. Artikülasyon bozukluğu nedeniyle iletişimsel güçlükler yaşayan çocuk; akran ilişkileri, oyun becerileri ve sosyal becerilerde sorunlar yaşayabileceği gibi; anlaşılmamaktan kaynaklanan sinir krizleri ve davranış bozuklukları geliştirebilmekte ve basit şekilde ortadam kaldırılabilecek bir artikülasyon bozukluğu genel gelişimi etkileyen daha global bir alanda gecikmelere yol açmaktadır.

Artiküasyon Bozukluklarına Neler Yapılır?

Artikülasyon bozukluğu olduğundan şüphe edilen çocuk öncelikle detaylı bir değerlendirme sürecine alınır. Çocuğun kullandığı ve kullanamadığı sesler standardize bir testin yanı sıra oyun ve günlük konuşma bağlamlarında alınan ses örnekleriyle saptanır. Bu sürecin ardından çocuğa uygun terapi yöntemi belirlenir. Artikülasyon bozukluklarında ebeveyn katılımı ve ev çalışması önemlidir çünkü çocuğun terapi ortamında edindiği sesin günlük hayata genellenebilmesi ebeveynin, terapist tarafından verilecek, ev çalışmalarını yapmasıyla mümkün olmaktadır. Artikülasyon bozukluklarında çocukta ikincil bir bozukluk olmaması durumunda başarı oranı %100’e yakındır.